Kışın Cilt ve Saç Neden Daha Çabuk Kurur?
Kışın cilt gerginleşir, saç elektriklenir, eller çatlar; sebep genellikle tek bir şey değil, üst üste binen birkaç etkendir. Soğuk aylar içi…
Mevsimsel Bakım
Güneş, deniz ve havuzun saçta bıraktığı izler ve dört haftalık sakin bir toparlanma planı
Yaz sonunda saç genellikle daha mat, daha kuru ve daha kolay dolaşan bir hale gelir. Aceleci işlemler yerine sabırlı bir onarım rutini çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
Eylül, salonda en yoğun renk ve bakım sorularının geldiği ay. Tatil dönüşü aynaya bakan çoğu kişi aynı şeyi fark ediyor: saç daha mat, uçlar daha kuru, tarak eskisi kadar rahat geçmiyor ve renk beklenenden çok açılmış. Bu tablo olağan. Yaz boyunca saç, üç ayrı etkenle aynı anda uğraşıyor.
Güneş: Uzun süreli güneş maruziyeti saçın rengini soldurabilir ve yüzeyini kurutabilir. Özellikle boyalı ve açılmış saçlarda ton kayması daha belirgin görülür.
Deniz: Tuz, saçtaki nemi çeker. Denizden çıktığınızda saçın hacimli ve dolgun görünmesi hoş bir yanılsamadır; aslında tel yüzeyi pürüzlenmiştir ve kolay dolaşır hale gelmiştir.
Havuz: Klorlu su hem kurutur hem de özellikle açık tonlarda istenmeyen bir renk değişimine yol açabilir. Sarı ve platin saçlarda yeşilimsi tona en sık burada rastlanır.
Bunların üzerine bir de yazın artan yıkama sıklığı ve deniz sonrası hızlı fön alışkanlığı ekleniyor. Sonuçta eylülde karşımıza çıkan saç, hasarlı olmaktan çok susuz kalmış bir saç oluyor.
Onarıma başlamadan önce saçın ne durumda olduğunu anlamak gerekir. Basit bir gözlem yeterli: ıslak bir teli parmaklarınız arasında hafifçe gerdiğinizde hemen kopuyorsa saç elastikiyetini kaybetmiş demektir. Bu durumda yapılacak ilk şey yeni bir kimyasal işlem değil, bekleme ve bakımdır. Tatil dönüşü aynı hafta hem boya hem açıcı hem düzleştirme planlamak, çoğu zaman saçı daha da zorlar.
Yaz sonunda en sık verdiğim tavsiye şu: renge dönmeden önce saça iki hafta nefes aldırın. Sağlıklı bir zemine uygulanan renk hem daha eşit tutar hem daha uzun ömürlü olur.
Aşağıdaki plan bir kural değil, işleyen bir çerçeve. Saçınızın durumuna göre kısaltılabilir ya da uzatılabilir.
Plan kadar aradaki günler de önemli. Islak saçı taramamak, geniş dişli tarakla uçtan başlayarak açmak, havluyla ovmak yerine sıkarak suyunu almak ve saçı tamamen kurutmadan yatmamak listenin başında geliyor. Yastık kılıfını saten ya da ipek bir modelle değiştirmek sürtünmeyi azaltabilir; gece saçı gevşek bir örgüyle toplamak da sabah dolaşıklığını azaltmaya yardımcı olur.
Yaz sonu onarımının en kolay yolu, aslında yazın kendisinde saklı. Denize ya da havuza girmeden önce saçı temiz suyla ıslatmak, sudan çıkınca ilk fırsatta durulamak, uzun süre güneşte kalırken şapka kullanmak ve tatil boyunca haftada bir bakım maskesini aksatmamak eylülde karşılaşacağınız tabloyu belirgin şekilde hafifletir. Denizden çıkar çıkmaz saçı sıkı bir topuz yapmak yerine gevşek bir örgü tercih etmek de ıslakken oluşan kopmaları azaltır. Bunlar küçük alışkanlıklar ama üç aylık bir tatil sezonunun sonunda toplam etkileri hiç de küçük olmuyor.
Bakım ürünleri ve salon uygulamaları saçın görünümünü, tutuşunu ve tarama kolaylığını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Ancak kopmuş bir teli eski haline döndürmezler; saç canlı bir doku gibi kendini onarmaz. Bu yüzden gerçekçi hedef, mevcut saçı korumak ve yeni uzayan kısmın daha iyi koşullarda büyümesini sağlamaktır. Bu farkı bilerek başlayan herkes sonuçtan çok daha memnun kalıyor.
Saç derinizde kaşıntı, pullanma ya da hassasiyet gibi bir şikâyet eşlik ediyorsa bunu bakım rutiniyle çözmeye çalışmayın; bir hekime danışmak daha doğru olur. Saçın görünümüyle ilgili kısmı ise randevunuzda birlikte planlayabiliriz.
Kısa bir danışma randevusunda saç ve cilt geçmişinizi dinliyor, uygulanabilir bir yol haritası çıkarıyoruz.
Devamı
Kışın cilt gerginleşir, saç elektriklenir, eller çatlar; sebep genellikle tek bir şey değil, üst üste binen birkaç etkendir. Soğuk aylar içi…