Saç Dökülmesi Mevsimsel Olabilir mi?
Yastıkta ya da tarakta artan saç herkesi telaşlandırır; bazen mevsim geçişleriyle ilgilidir, bazen değildir. Farkı gözlemlemenin yolları ve…
Saç Sağlığı
Yıkama sıklığından su sıcaklığına, ısı koruyucudan havuz suyuna: rengi daha uzun süre canlı tutan alışkanlıklar
Salondan çıktığınızda beğendiğiniz renk üç hafta sonra matlaşıyorsa sorun genellikle boyada değil, aradaki günlerde. Rengi daha uzun süre koruyan alışkanlıkları derledik.
Renk çalışması yaptığım misafirlerimin çoğu aynı cümleyi kuruyor: “Salondan çıkarken harikaydı, üç hafta sonra bambaşka.” Bu his tanıdık ve çoğu zaman haklı. Çünkü boyalı saçta rengin ömrü, salonda geçirilen o birkaç saatten çok, sonraki haftalarda saça neler yaptığınıza bağlı. Renk molekülü saç telinin içinde sonsuza kadar sabit durmaz; her yıkamada, her sıcak duşta, her düzleştiricide bir miktar yol kaybeder.
Aşağıda, hiçbir özel ekipman gerektirmeyen ve çoğu kişinin evde uygulayabileceği alışkanlıkları topladım. Hepsini birden yapmanız gerekmiyor; ikisini üçünü hayatınıza katmanız bile fark yaratabilir.
Boyama işleminden sonraki ilk günlerde saç telinin dış katmanı henüz tam olarak oturmamış olur. Bu yüzden boyadan sonraki iki üç gün saçı yıkamadan bekletmek, rengin yerleşmesine yardımcı olabilir. Aynı dönemde havuz, deniz ve yoğun terleten sporları da mümkünse erteleyin. İlk yıkamayı geciktirmek, tek başına en kolay ve en etkili adımlardan biri.
Renk kaybının en büyük iki sebebi burada. Her gün yıkanan saçta renk doğal olarak daha hızlı açılır. Saçınızı iki, mümkünse üç günde bire indirebiliyorsanız gözle görülür bir fark alırsınız. Arada yağlanma sorun oluyorsa kuru şampuan ya da yalnızca saç diplerini kısa süre yıkama yöntemi işe yarayabilir.
Su sıcaklığı ise çoğu zaman gözden kaçar. Sıcak su, saçın dış katmanını açar ve rengin dışarı sızmasını kolaylaştırır. Duşun tamamını soğuk yapmanıza gerek yok; yalnızca saçı ılık suyla yıkamak ve son durulamayı serin suyla yapmak yeterli bir alışkanlık.
Düzleştirici ve maşa, rengi olduğundan çok daha hızlı matlaştırabilir. Isıyı tamamen bırakmanız gerekmiyor ama iki kural neredeyse pazarlıksız: nemli saça asla ısı uygulamayın ve mutlaka bir ısı koruyucu kullanın. Isı koruyucu sihirli bir kalkan değildir, ancak sıcaklığın saç teline doğrudan temasını yumuşatmaya yardımcı olur.
Sıcaklık ayarı olan bir cihazınız varsa en yüksek kademeyi varsayılan yapmayın. Çoğu saç için orta kademe yeterlidir ve aynı bölgeden defalarca geçmek yerine tek ve düzgün bir hareket hem daha hızlı hem daha az yıpratıcıdır. Fönde de aynı mantık geçerli: cihazı saça yapıştırmadan, birkaç santim mesafeden kullanmak iyi bir alışkanlık.
Renk çalışması bir bakım programının parçasıdır, tek seferlik bir işlem değil. Salonda seçtiğimiz ton ne kadar isabetli olursa olsun, evdeki rutin onu ya taşır ya da eritir.
Yaz aylarında renk kaybı hızlanır. Güneş ışınları rengin canlılığını azaltabilir; deniz tuzu saçı kurutur; havuz suyundaki klor ise özellikle açık ve sarı tonlarda istenmeyen yeşilimsi bir tona yol açabilir. Basit bir önlem: havuza ya da denize girmeden önce saçınızı temiz suyla ıslatın. Islak saç, tuzlu ya da klorlu suyu daha az emer. Çıktıktan sonra ilk fırsatta durulamak da fark yaratır. Uzun süre güneşte kalacaksanız şapka ya da eşarp en pratik korumadır.
Renk kararını verirken yalnızca beğendiğiniz tonu değil, o tonun ne kadar bakım isteyeceğini de konuşmak isterim. Doğal renginize yakın tonlar ve yumuşak geçişli çalışmalar, dip çıktığında daha az belli olur ve daha seyrek yenileme gerektirir. Buna karşılık açık platin tonlar ya da canlı fantezi renkler, hem daha sık salon ziyareti hem daha titiz bir ev bakımı ister. İkisi de doğru seçim olabilir; önemli olan hangisine zaman ayırabileceğinizi baştan bilmek. Randevuda size “ayda kaç kez gelmek istersiniz” diye sormamızın sebebi de bu; cevabınız seçtiğimiz tekniği doğrudan etkiliyor.
Renk düzenli bir takip ister. Saç uzama hızına göre çoğu kişide dört ila sekiz haftada bir dip boya yenileme makul bir aralıktır. Aradaki dönemde renk yenileyici bakım maskeleri ve tona uygun bakım ürünleri, rengin matlaşmasını geciktirmeye yardımcı olabilir. Sarı ve platin tonlarda mor pigmentli ürünler sararmayı dengeleyebilir; ancak bunları her yıkamada değil, haftada bir iki kez kullanmak genellikle daha dengeli bir sonuç verir.
Saçınızda aşırı kuruluk, kolay kopma ya da elastikiyet kaybı fark ediyorsanız yeni bir renk işleminden önce bir bakım dönemi planlamak daha doğru olur. Randevunuzda saçınızın mevcut durumunu birlikte değerlendirip, hem istediğiniz tona hem saçın taşıyabileceğine uygun bir yol çizebiliriz.
Kısa bir danışma randevusunda saç ve cilt geçmişinizi dinliyor, uygulanabilir bir yol haritası çıkarıyoruz.
Devamı
Yastıkta ya da tarakta artan saç herkesi telaşlandırır; bazen mevsim geçişleriyle ilgilidir, bazen değildir. Farkı gözlemlemenin yolları ve…